“Ben çok takıntılıyım!” cümlesini danışanlarımdan sıklıkla duyuyorum. Danışanlarım yaşadıkları sorunu açıklamak için özellikle ilk seansta bu ifadeyi kullanabiliyor. Peki takıntılı olmak ne demek?

kadın, erkek, danışan, çift, çift terapisi, çift psikoterapisi, psikoterapi, çift danışmanlığı, cinsel terapi

“Ben takıntılıyım!” dediğinizde sanki bu durum sizin kişiliğinizin değişmez bir parçasıymış gibi algılanıyor ancak böyle bir kişilik tipi bulunmuyor. Takıntıdan kasıt daha çok zihni meşgul eden yoğun düşünceler oluyor.

Dissosiyasyon, çözülme, ayrışma, Dissosiyatif, Dissosiyatif bozukluk, şok, uzaklaşma,kaçma,

Düşüncelerimiz birçok farklı durumda zihnimizi yoğun şekilde meşgul edebiliyor. Bu düşünceler çoğunlukla olumsuz oluyor. Şimdi söz konusu durumlara göz atalım.

soru, düşünce, ampül, zeka, zeki, fikir

Kaygı bozukluğunuz olabilir

Kaygı bozukluğu yaşıyorsanız nedensiz yere ve aşırı şeklide kaygılı olabiliyorsunuz. Gerçekçi olmadıkları halde zihninize gelen olumsuz düşünceler sizi sürekli kaygılandırıyor olabilir. Takıntı dediğiniz şeyler kaygı yüklü olumsuz düşünceler olabilir.

kiz-kadin-baski-kaygi-bikkin-test-zeka-zeka-testi-zeka-stress-ogrenci

Obsesif kompulsif bozukluğunuz olabilir

Hepimizin aklına zaman zaman rahatsız edici düşünceler gelebiliyor. Bu düşünceleriniz sürekliyse ve düşüncelerinizin verdiği sıkıntıyla tekrarlayan (alakasız) davranışlar sergiliyorsanız obsesif kompulsif bozukluğa sahip olabilirsiniz. Obsesyonlar halk arasında takıntı olarak adlandırılsa da “takıntılıyım” diyen her kişinin obsesyonu olduğunu söyleyemeyiz.

obsesyon, takıntı, sayma, pencereler, bina, duvar, sayma takıntısı

Bir kriz durumu yaşamış olabilirsiniz

Kayıplar, ayrılıklar, afetler ve şiddet olayları yoğun stres içeriyor ve bazıları travmatik olabiliyor. Bu olaylarla ilgili düşünceler sık sık ve beklenmedik şekilde aklımıza gelebiliyor. Bu durumun bir takıntıdan ziyade zihnimizin stres karşısında verdiği olağan bir tepki olduğunu hatırlamak gerekiyor.

obsesyon, takıntı, kuruntu

Yoğunluğunuz artmış olabilir

Aile, iş veya eğitim hayatınızdaki sorumluluklarınız ve görevleriniz artmış olabilir. Zihnimiz, sorunları çözmemiz için bize sıkıntı veren şeylere odaklanma eğiliminde olduğundan olumsuz düşünceleriniz artmış olabilir. Takıntılı değil yoğun olabilirsiniz.

obsesyon, takıntı, kuruntu

Yukarıda gördüğünüz gibi zihnimizin yoğun olmasının birçok farklı sebebi olabiliyor. Bazı zorluklar yaşamamız ve odağımızın bu zorluklara kayması bizi “takıntılı” yapmıyor. Eğer düşünceleriniz günlük işlerinizi yapmanızı engelleyecek seviyedeyse psikolog desteği almanızı öneriyorum.

460 kez okundu

Uzman Psikolog Cenk Umur

2013 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümünden mezun olan Cenk Umur, Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü'nde görev yapıyor. Psikolog Cenk Umur, doktora eğitimine Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde devam ediyor.

0 yorum

Bir yanıt yazın

Avatar placeholder

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir