Küflenmiş bir yiyecek gördüğümüzde veya çürük meyve kokusu duyduğumuzda hissettiğimiz; temel ve yaşamsal duygularımızdan biri olan tiksinme (iğrenme) zararlı, zehirli ve hastalık riski barındıran şeylerden kaçınmamıza yardımcı oluyor.
Tiksinme duygusu evrensel olduğundan farklı kültürlerdeki tiksinme tepkilerini kolayca tanıyabiliyoruz. Tiksinmeye genel olarak:
- gözlerin kısılması,
- kaşların ve burnun kırıştırılması,
- dudağın üst kısmının kıvrılması ve
- ağzın açık kalması
gibi tepkiler eşlik ediyor. Bu yüz ifadelerinin ardından bulantı ve kusma ortaya çıkabiliyor.
Tiksinme tepkileriyle birlikte yüzümüzdeki açık bölgeleri kapatmamız kendimizi parazit ve enfeksiyonlara karşı korumamızı sağlıyorken ağzımızın açık kalması ise bulaşma söz konusu olduğunda kusmaya yardımcı oluyor.
Sadece yiyeceklerin tadı veya kokusu ile ilgili olmayan tiksinme duygusunu; vücut sıvıları, bazı hayvan türleri, kirli bir ortam, cansız beden ve lezyonlar gibi farklı uyaranlar karşısında da hissedebiliyoruz.
Tiksinme evrensel ve temel bir duygu olmasına rağmen kültürel koşullardan etkileniyor. İğrenç bulduğumuz besinler ve durumlar kültürümüz tarafından belirlenerek nesiller boyu aktarılıyor.
Siz böcek yemeyi iğrenç buluyor olabilirsiniz; ancak böcek yemenin normal olarak karşılandığı bir toplumda yaşayanlar böcek yemeğini lezzetli bulabilir.
Klasik koşullama denilen öğrenme yöntemiyle normalde iğrenç bulmadığınız bir yiyecekten tiksinmeye başlamış olabilirsiniz. Buna benzer bir durum hayatınızı zorlaştırıyorsa psikolog desteği alabilirsiniz.
2 yorum
Tıkınırcasına yeme bozukluğu – Momentum · 8 Temmuz 2020 12:42 tarihinde
[…] yeme atakları, vücut ağırlıkları ve fiziksel görünümleri nedeniyle öfke, kaygı ve tiksinme hissettiklerinden, sıkıntı veren bu duygulardan uzaklaşmak için yeniden bir tıkınırcasına […]
2020 yılında en çok okunan psikoloji yazıları – Momentum · 13 Aralık 2020 20:28 tarihinde
[…] Tiksinme duygusunun işlevi nedir? […]