Espresso makinelerinden çıkan kahvenin üzerinde oluşan kremamsı tabaka çoğu kişi tarafından ilave bir kahve kreması sanılıyor. Oysa bu yapı sütten ya da eklenen bir kremadan değil, kahvenin kendi bileşenlerinden oluşuyor. Görünümü cezbedici olsa da içeriği ve sağlıkla ilişkisi genellikle bilinmiyor.

Bu tabaka espressoya özgü bir köpük yapısı olarak tanılanıyor; yüksek basınç altında demlenme sırasında oluşuyor. Kahve çekirdeğindeki yağlar, proteinler ve karbondioksit gazı birleşerek yüzeyde açık kahverengi, yoğun bir köpük meydana getiriyor. Yani bardaktaki bu görüntü, kahvenin tazeliğiyle ve ekstraksiyon işleminin kusursuzluğuyla ilişkilendiriliyor.

Bilimsel çalışmalar, espresso köpüğünün yani kremanın kolloidal bir yapıdan oluştuğunu ve kahvedeki lipitler ile yüzey aktif bileşenler sayesinde stabil kaldığını gösteriyor. Journal of Agricultural and Food Chemistry’de yayımlanan bir çalışmada¹ espresso köpüğünün kahve yağları ve karbondioksit gazı etkileşimiyle oluştuğu ve aromatik bileşenleri hapsederek duyusal algıyı etkilediği ortaya konuyor.

Bu durum, kremanın tek başına daha sağlıklı anlamına gelmediğini ancak kahvenin kimyasal bileşimini ve tat profilini yansıttığını düşündürüyor.

Sonuç olarak fincanın üzerindeki bu köpük bir besin olarak eklenen bir krema değil, kahvenin fiziksel ve kimyasal bir göstergesi! Daha yoğun krema, daha fazla enerji ya da besin değeri sağlamıyor.

Şenol Yıldız
Kahve tüketiminizi sağlığınız, kafein toleransınız ve yaşam biçiminiz bağlamında yeniden değerlendirin. Düzenli ve yüksek miktarda kahve içiyorsanız kişisel gereksinimlerinize uygun bir yaklaşım için diyetisyen ile görüşün.
¹Navarini ve ark., 2004, doi.org/10.1021/jf034935n
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!