Kuantum kelimesi kulağa bilimsel geliyor ama sosyal medyada dolaşan kuantum beslenme ile ipince ol, kuantumla hayatını değiştir! tarzı paylaşımlar kafaları karıştırıyor. Bir yanda atom altı parçacıklar, diğer yanda olumlama cümleleri… Bu iki dünya birbirine gerçekten temas ediyor mu?

Şenol Yıldız
Kuantum, bireyin pozitif düşüncelerle evrenle uyumlandığını ve bunun hayatına yansıdığını savunuyor. Ancak bilimsel araştırmalar, bu yaklaşımın fizik bilimiyle değil daha çok nöroplastisite ve psikolojiyle ilişkilendirildiğini gösteriyor. Nöroplastisite, beynin yaşam boyu kendini yeniden yapılandırma ve yeni sinir bağlantıları kurma yetisi olarak tanımlanıyor.

Pozitif düşünce kalıplarının stres hormonlarını azalttığı ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği biliniyor. Fakat evrene mesaj gönderiyorum, hayatım değişiyor algısı, bilimsel temelden bir hayli uzaklaşıyor.

Bu tarz yaklaşımlar, bireylerin özerkliklerini devretmelerine neden olarak sorumluluktan uzaklaştırabiliyor ve gerçekçi olmayan beklentiler yaratıyor. Zira hayatında değişim isteyen birinin evrene değil kendine dönmesi beklenir, öyle değil mi? Aynayı kendine tutup özerkliğini eline alan bireyler alışkanlıklarını gözden geçiriyor, gerekiyorsa profesyonel destek alıyor. Unutmayın gerçek dönüşüm, bilinçli adımlarla mümkün oluyor.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!