Küresel çapta yaygın olarak tüketilen kahvenin kronik hastalık riskini azaltma¹ konusunda önemli bir destek olduğu biliniyor.

1 · Kahve çekirdeğinde hangi besin ögeleri bulunuyor?
Kahve çekirdeği kafein, kahveol, kafestol, klorojenik asit, kinit, alkaloitler ve azotlu bileşikler içeriyor. Kahvede anti-kanser etkinlik gösteren 2000’e yakın polifenol bulunuyor.

2 · Kahve çekirdeğinin türleri neler?
Kahve çekirdeğinin temel olarak iki türü bulunuyor: Coffea arabica (arabika) ve Coffea canephora (robusta)

Coffea arabica meyvesi
Coffea arabica
- Oval ve yeşilimsi sarı çekirdekleri bulunuyor.
- Kafein içeriği düşüktür.
- Asidi düşük, aroması yüksektir.
- Küresel kahve talebinin %70’ini karşılıyor.
- Bu kahve çekirdeğinin hastalıklara karşı direnci düşüktür ve pahalıdır.
Bourbon (Brezilya, Orta-Doğu Afrika, Hindistan, Endonezya), Typica (Latin Amerika), Tico, Mundo Novo, Caturra, San Ramon ve Blue Mountain gibi çeşitleri bulunuyor.

Coffea canephora (robusta) meyvesi
Coffea canephora
- Yuvarlak ve sarımsı kahverengi çekirdekleri bulunuyor.
- Kafein miktarı arabikanın 2 katıdır.
- Asit oranı yüksektir.
- Küresel kahve talebinin %30’unu karşılıyor.
- Dayanıklı ve ucuzdur.
Congensis, java-ineac, kouliou ve nana gibi çeşitleri bulunuyor. Ayrıca etil asetat kullanılarak elde edilen decaf (kafeinsiz) kahveler, kafeinin neden olduğu gerginlik, sinirlilik ve çarpıntı sorunlarını önlüyor.

Hazır kahveler ise kahve çekirdeklerinin düşük atmosfer basıncı altında kaynatılarak yoğunlaştırılmasıyla elde ediliyor.

3 · Kahve çekirdeğinin sağlık üzerindeki etkileri neler?
- Kahvenin metabolizma hızını artırarak ağırlık kaybına destek olduğu biliniyor.
- Kahvenin Parkinson hastalığı riskini azalttığı² belirtiliyor.
- Kahve tüketiminin karaciğer işlevleri üzerinde olumlu etkileri bulunduğu ve karaciğer hastalıklarının gelişimini önleyebileceği³ ifade ediliyor.
- Kahve tüketimi arttıkça siroz riskinin azaldığı ancak kafein içeren bir diğer içecek olan çayın aynı etkiyi göstermediği³ bildiriliyor.
- Kahvenin algılama işlevlerini artırdığı, unutkanlığı ve bunamayı önlediği belirtiliyor.
Ancak kahve tüketiminin romatoit artrit belirtilerini artırabileceği² ifade ediliyor. Kahvenin pH değeri 4,8-5,1 aralığında bulunuyor. Bu nedenle gastrit, reflü ve ülser gibi mide rahatsızlıklarını tetikleyebiliyor.

Ayrıca gebelerin ve emziklilerin kahve tüketimlerini günde 2 fincan ile sınırlandırmaları gerekiyor.

Şenol Yıldız
Yüksek kolesterollü hastaların Türk kahvesi veya French press yerine filtre kağıdı kullanarak kahve demlemelerini² öneriyorum. Konu hakkında geniş bilgi için diyetisyeninizle görüşün. Sağlıklı, dengeli ve keyifli günler diliyorum.
¹Poole, R., Kennedy, O. J., Roderick, P., Fallowfield, J. A., Hayes, P. C., & Parkes, J. (2017). Coffee consumption and health: Umbrella review of meta-analyses of multiple health outcomes. BMJ, 359, j5024. https://doi.org/10.1136/bmj.j5024 ²Schwarcz, J. (2013). Günde bir elma: Yediğimiz yiyecekler hakkında efsaneler, yanlış bilinenler ve gerçekler. (Çev. Alpöz, R.), NTV yayınları ³Yeşilada, E. (nd). Kahve, karaciğer hastalıkları ve kanseri gelişimini önleyebilir mi? erdemyesilada.com/tr/kahve-karaciger-hastaliklari-ve-kanseri-gelisimini-onleyebilir-mi-a
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!