Yapılması gereken işleriniz varken temizlik yapmaya giriştiğiniz veya telefonda saatlerinizi harcadığınız olmuştur. Odaklanmamız gereken işten uzaklaştıkça zamanın geçmesi, işin gözümüzde büyümesi ve stresimizin artması döngüsüne erteleme diyoruz.

Çoğu kişi bir tembellik olduğunu düşünse de aslına erteleme davranışı daha karmaşık bir sürecin parçası oluyor. Çalışmayı ve söz konusu işi yapmak istemediğimiz için değil duygularımızı ve dikkatimizi düzenleyemediğimiz için erteliyoruz.

Birçok sebebi olsa da erteleme davranışımızın başlıca nedenleri şunlar oluyor:
- Mükemmeliyetçilik: “Ya istediğim gibi olmazsa?” Yapacağımız işin sonucunun mükemmel olmasını beklemek, esnek olmamızı ve başlamamızı engelliyor çünkü hayatta mükemmel bir şeyin olması mümkün değildir.
- Anlık haz arayışı: Beynimiz kolay ve keyifli olana yönelmeye eğilimli oluyor. Yapacağımız işin sonucunda alacağımız ödül ise daha uzun vadeli ve zahmetli oluyor. Sosyal medya, oyun, yemek gibi kısa vadeli hazlara yönelmemiz işimize başlamamızı engelliyor.
- Belirsizlik ve kaygı: İşimizin karmaşık ya da yorucu olması stresimizi artırabiliyor.
- Zaman algısı: “Daha çok vaktim var” diye düşünerek işi erteleyebiliyoruz.

Özetle, planlama ve kontrol merkezi olan prefrontal korteks ile duygusal tepkiler ve hazdan sorumlu amigdala arasında bir çatışma yaşanıyor. Yani aklımız “başla” derken, duygularımız “kaç” diyor.

Erteleme davranışını azaltmak için büyük ve soyut değil, küçük ve uygulanabilir adımlar atmamız gerekiyor. Zaten ertelemeye neden olan durumlardan birinin de işlerin büyüklüğü ve karmaşıklığı olduğunu hatırlayın.

Erteleme için neler yapabiliriz:
- Görevleri parçala: İşlerin büyük olması kaygımızı artırdığından onları küçük adımlara bölmek bize yardımcı oluyor ve ilerlediğimizi hissettiriyor. “Makale yaz” yerine “Giriş paragrafını yaz.”
- Zamanı yönet: Kendimize birden yüklenmemiz enerjimizi tüketiyor ve ertelemeye neden oluyor. Pomodoro (25 dakika odaklan, 5 dakika ara) gibi tekniklerle zihinsel kapasitemizi ve dikkatimizi dengeli şekilde kullanabiliriz.
- Mükemmel değil yeteri kadar: İşe önce başlamak ve sonra düzenlemek çoğu zaman daha etkili oluyor.
- Hedefi görünür kıl: Görevimiz zihnimizde dolaştığında olumsuz duygularla ve diğer görevlerle birleşerek çıkmaz bir hâl alıyor. Yapılacakları yazılı hale getirmemiz onları somutlaştırıyor ve yönetilebilir hâle getiriyor.
- Ödül ver: Parçalara böldüğümüz ve görünür kıldığımız görevleri yerine getirdikçe kendimize ödül vermemiz görevin dopamin sistemimize kaydolmasına ve motive olmamıza yardımcı oluyor.

Erteleme davranışının doğamızın bir parçası olduğunu ve herkesin bunu yaşadığını unutmayalım. Önemli olan, ertelemenin hayatımızı sürekli kısıtlayan bir alışkanlığa dönüşmemesidir. Küçük adımlarla başlamamız erteleme döngüsünü kırmanın en güçlü yolu oluyor. Sağlıklı günler.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!