Hipnoz, uyku halinden ve bilinç kaybından çok farklı bir trans hali olarak tanımlanıyor. Hipnozda dikkatiniz çevrenizdeki uyaranlardan (ses, koku vb.) uzaklaşırken hipnoz uygulayan kişinin telkinlerine, duygularınıza ve düşüncelerinize yoğunlaşıyor.

Hipnoz halindeyken uykulu ve dalgın gözüküyor olsanız da hipnoz;
- yaşadıklarınızı hatırlamadığınız,
- kontrolünüzü kaybettiğiniz,
- farkında olmadan ve zorla girdiğiniz,
- tüm telkinleri sorgulamadan uyguladığınız,
- istemediğiniz halde sırlarınızın öğrenildiği bir süreç değildir.
Kısacası hipnoz farkındalığınızı büyük oranda içsel dünyanıza, telkinlerin yardımıyla ve kontrollü şekilde bırakmanız olarak tanımlanabilir.

Trans haline geçiş için sözlü telkinlerin ve bazı nesnelerin kullanıldığı hipnozda birçok farklı yöntem bulunuyor. Söz konusu yöntemlerin tedavi amacıyla kullanılmasına hipnoterapi deniyor.

Farklı bir bilinç durumunu deneyimlemek için kullanılan hipnoza herkes giremeyebiliyor. Hipnoza yatkınlık (hipnotizabilite) denen bir durum bulunuyor. Çocuklar yetişkinlere göre hipnoza daha yatkın oluyor.

Hipnoza yatkınlık yüksek, orta ve düşük düzeyde olabiliyor. Hipnoza yatkınlık düzeyiniz kişilik yapınız ve sahip olduğunuz psikolojik bozukluğa bağlı olarak değişebiliyor.

Ülkemizde hekimler ve klinik psikologlar hipnoz uygulama yetkisine sahip olabiliyor. Hekimler ve klinik psikologlar Sağlık Bakanlığı’nın onayladığı eğitimleri alarak hipnoz uygulayabiliyorlar.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!