İnsanların sorunlarını dinlemek, acılarına tanık olmak, onlara destek olmak, kendi duygusal tepkilerini kontrol etmek… Bu duygusal yük, sağlık hizmetlerinde çalışanların günlük yaşamının bir parçasını oluşturuyor. Duygusal hazırbulunuşluk hâli zamanla tükenmişliğe götürebiliyor.

Sosyolog Arlie Hochschild’in 1983’te tanımladığı duygusal emek kavramı, çalışanların işlerini yaparken belirli duyguları gizlemelerini ya da o duyguları hissettiklerine dair bir izlenim yaratmalarını ifade ediyor. Özellikle hemşirelik, psikologluk, öğretmenlik ve sosyal hizmet gibi insanla birebir temas içeren mesleklerde bu emek görünmez ve yoğun şekilde yer alıyor.

Örneğin; bir hemşire, acı çeken bir hastayla ilgili öfke veya kaygı hissetse bile empatik ve sakin görünmek zorunda kalıyor. Kendi duygularını bastırarak sakin bir izlemin oluşturmaya çalışıyor. Bir psikolog, kendi duygusal yorgunluğuna rağmen danışanını dikkatle dinlemek ve güvenli bir alan sunmak durumunda kalıyor. Duyguların sürekli olarak kontrol edilmesi içsel kaynakları ve motivasyonu zamanla tüketebiliyor.

Duygusal emeğin kronikleşmesi ve bu emeğin karşılığının alınamaması:
- Duygusal yorgunluk
- Duyarsızlaşma
- Başarı hissinde azalma
gibi tükenmişlik belirtilerine ve daha fazlasına neden oluyor. Uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon ve sosyal ilişkilerde zorlanma gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Sağlık ve bakım hizmetlerinde çalışanlar:
- Krizlerle (ölüm, hastalık, şiddet vb.) karşı karşıya kaldıklarından
- Toplum tarafından “fedakâr”, “güçlü”, “sabırlı” gibi sıfatlarla idealize edildiklerinden
- Çoğu zaman meslektaşları ve yöneticileri tarafından desteklenmediklerinden
- Duygusal yükleri görünmez kılındığından
tükenmişlik konusunda daha fazla risk altında oluyorlar.

Bu soruna yalnızca bireysel değil aynı zamanda yapısal önlemlerle çözüm bulunabilir. Meslektaşlar arası duygusal destek grupları kurmak, sınır koyma becerilerini geliştirmek, yöneticilerin duygusal emeği tanıyan ve destekleyen bir dil kullanması tükenmişliği önlemede işe yarayabilir.

Görünmez olduğu için hafife alınan ama derin izler bırakan duygusal emek, çalışanların duygusal kaynaklarını tükettiği sürece onların başkalarına destek olmasını ve kendi iyilik hallerini sürdürmelerini bekleyemeyiz. Sağlıklı günler.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!