Panik bozukluk

Panik bozukluk, beklenmedik biçimde ve ani olarak ortaya çıkan panik atağının hatalı şekilde yorumlanmasıyla gelişen bir kaygı bozukluğudur. Panik bozukluğa sahip kişiler; panik ataklarının tekrarlanacağını düşünürler (beklenti anksiyetesi), bedenlerindeki en küçük değişikliğe aşırı derecede odaklanırlar, atakların belirtilerini ve sonucunu katastrofik (felaketleştirici) biçimde yorumlarlar. Tüm bunlar yoğun kaygı uyandırmaya başlar ve Devamı…

panik-kaygi-korku-atak-panik-atak-kadin-goz-yesil

Panik atağı!

Panik atağı; ani ve beklenmedik şekilde başlayan, makul bir sebebi olmayan, şiddetli ve bunaltıcı bir korku nöbetidir. Yaklaşık olarak 10-30 dakika boyunca devam eden panik atağı kendiliğinden geçer. Ancak bu nöbeti yaşayan kişiler genellikle bir sağlık kuruluşuna başvurur. Sağlık kuruluşuna başvurulmasının sebebi aşağıdaki panik atağı belirtileridir: Çarpıntı ve kalbin hızlı Devamı…

kadın, stres, baş ağrısı, yorgun, iş kadını, stres yönetimi

Stres nedir?

Stres, iç dünyamızda veya çevremizde meydana gelen değişikliklere karşı verdiğimiz uyum sağlama tepkisidir. Bu değişiklikler hastalık, kaza ve işsizlik gibi olumsuz; düğün planlamak, üniversiteye başlamak ve sahne gösterisi yapmak gibi olumlu olaylarla ilgili olabilir. Stres, vücudumuzun alarm sistemini devreye sokarak birçok fizyolojik ve psikolojik belirti ortaya çıkarır. Bu belirtilerle birlikte Devamı…

erkek-kadin-cift-dans-esnek-yoga-kirmizi-beyaz-savunma-uyum-denge-ego-savunma-mekanizmalari

Egoyu korumanın yolu: Savunma mekanizmaları

Savunma mekanizmaları, egomuzun (benliğimizin) içsel çatışmaların verdiği rahatsızlık hissinden (anksiyeteden) kurtulmak ve dengesini sağlamak için başvurduğu stratejilerdir. Otomatik ve bilinçdışı şekilde devreye giren savunma mekanizmaları sonucunda ortaya koyduğumuz davranışların nedenlerini genellikle fark edemeyiz. Egomuzun dengesi korumak için ürettiği savunma mekanizmaları, gerçeği farklı algılamamıza neden olur. Böylece o gerçekliğin verdiği sıkıntı Devamı…

İnsanlar, beynin işleyişinde değişiklikler yaratmaya çalışmış ve bunun için birçok yöntem bulmuşlardır. Bunlardan birisi olan meditasyon, yüzyıllardır varlığını devam ettirmekte ve son yüzyılda modern yaşamdaki stresle baş etmek için kullanılmaktadır. Nefes üzerine odaklanan Uzakdoğu meditasyonu, Sufi’lerin semahı, tesbih çekmek, mantralar, zikirler, davul ritmiyle kendinden geçme ve dua gibi tekniklere dayanan meditasyonlar kültürden kültüre, zamanla değişmektedir. Meditasyonun insan bedenini nasıl etkilediği merak edilmiş ve yapılan çalışmalarda insanın sempatik sinir sistemini yavaşlattığı sonucuna ulaşılmıştır. Bedenin kendisini savunması için gerekli olan sempatik sinir sistemi; ani bir olay karşısında çalışmaya başlar ve bizim stres tepkileri dediğimiz bedensel belirtileri ortaya çıkarır. Bu nedenle meditasyon yaparken; kalp atış hızı azalır, metabolizma hızı düşer, solunumu yavaşlar, kaslar gevşer, beynin dinlenme durumunda ortaya çıkan alfa dalgaları artar, stresle ilgili kimyasal olan laktatın kandaki oranı azalır… Meditasyon teknikleri, yukarıda bahsedilen fizyolojik etkileri sebebiyle, psikoterapistler tarafından anksiyete bozuklukları tedavisinde bazı seanslarda yöntem olarak kullanılabilmektedir. Bedensel değişikliklerin yanında düzenli olarak meditasyon yapan kişiler; daha çok duyusal farkındalık, güçlü duygular, zamansızlık ve dinginlik hissi yaşadıklarını ifade etmektedirler.

Meditasyon nasıl bir etkiye sahip?

Meditasyon, insanların yüzyıllardır zihnin işleyişinde değişiklikler meydana getirmek amacıyla kullandığı yöntemlerden biridir. Nefese odaklanan Uzakdoğu meditasyonu, Sufi’lerin seması, tesbih çekme, mantralar, zikirler, davul ritmiyle kendinden geçme ve dua etme gibi tekniklere dayanan meditasyonlar kültürden kültüre, zamanla değişse de son yüzyılda modern yaşamın yol açtığı stresi yönetmek için kullanılmaktadır. Meditasyonun insan Devamı…