Paul Ekman, 1960’ların sonunda başladığı bir araştırmada farklı kültürlerdeki insanların yüz ifadelerini incelerken mutluluk, üzüntü, korku, öfke, tiksinti ve şaşkınlık duygularının çoğu kültürde ortak olduğunu gözlemliyor.

Paul Ekman
Ekman’a göre biyolojik temelleri olan, evrensel, doğuştan gelen ve evrimsel işlevlere sahip bu altı temel duygunun ne işe yaradığına bakalım.
- Mutluluk: Paylaşımı ve yakınlığı artırma, yenilenme ve harekete geçirme
- Üzüntü: Kayıplara ve hayal kırıklığına uyum sağlama, destek aramayı ve kabullenmeyi kolaylaştırma ve bedenin enerjisini dengeli şekilde harcama
- Korku: Tehlikelere karşı hazırlıklı olma ve hayatta kalma
- Öfke: Haksızlık ve engellenmeye karşı sınır koyma, değişim ve adalet arayışı için enerji verme
- Tiksinti: Zehirli olabilecek her uyarıcıyı geri çevirme, zararlı ve sağlıksız olan şeylerden uzak durma, hem fiziksel hem de sosyal düzeyde koruma sağlama
- Şaşkınlık: Beklenmedik durumlara dikkatimizi yöneltme, hafızayı hazırlama, yeni bilgi öğrenmeye ve uyum sağlama

Söz konusu temel duygularımız, sahip oldukları işlevler bağlamında davranışlarımızı etkileme potansiyeline sahip oluyor. Bu nedenle duygularımızı bastırmak ve yok saymak yerine sağlıklı şekilde yaşamak ve ifade etmek gerekiyor.

Bastırdığımız duygularımız kaybolmuyor; aksine bedensel ve zihinsel bir yük olmaya devam ediyor. Uzun vadede stres, tansiyon, uyku ve ilişki sorunları yaşayabiliyoruz. Duygularınızı yaşama ve ifade etme ile ilgili sorun yaşıyorsanız psikolog desteği alabilirsiniz.

Temel amacım, duyguların zararlı ve olumsuz olmaktan ziyade bizim için işlevsel olduğunu vurgulamak olduğu için duygularımızın işlevlerini ayrıntılı şekilde anlatmak yerine kısaca değindim. Konu ile ilgili detaylı bilgi için duygularla ilgili içeriklerimize göz atabilirsiniz. Sağlıklı günler.
Bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi siz de paylaşın!